|
|
|
(Yeni) |
EKONOMİ Küçük
çaplı veya bireysel işletmeler dışında hiçbir sanayi tesisi bulunmayan
Ayrancı’da, gelir düzeyinin düşüklüğü nedeniyle ticaret de fazla
gelişmemiştir. Dokumacılık ve El sanatları bazı köylerde ticari olarak
değerlendirilmekle birlikte, genel ekonomik faaliyetler içinde ağırlığı azdır.
Ayrancı ve köylerinin ekonomisi büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa
dayanmaktadır. İlçemizde
ekonomik faaliyetlere katkıda bulunan kuruluşlar olarak *
T.C. Ziraat Bankası şubesi, *
Tarım Kredi Kooperatifi, *
Esnaf Kefalet Kooperatifi, *
Toprak Mahsulleri Ofisi Ajans Müdürlüğü bulunmaktadır. Hayvancılık
Anadolu’nun pek çok kırsal yerinde olduğu gibi, Ayrancı yöresinde de hayvancılık en önemli geçim kaynaklarındandır. Yöre halkı hayvancılıktan elde ettiği ürünlerle kendi ihtiyaçlarını karşıladığı gibi ticari olarak da değerlendirip geçimini sağlamaktadır. Çok verimli olmamakla birlikte, mera arazilerinin genişliği nedeniyle, yörede yaygın olarak küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılmaktadır. Özellikle dağlara yakın köylerde, mera yetersizliği nedeniyle yaz aylarında yüksek yaylalara göç edilmektedir. Üretilen sütler Teneke ve Tulum Peyniri ya da yoğurt yapılarak değerlendirilmektedir. Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ağırlığını korumakla birlikte son yıllarda Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu vasıtasıyla dağıtılan Büyükbaş hayvanların örnek olması ve Üçharman Kıraman Köyleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin çok başarılı ve örnek olan büyükbaş hayvancılık projesi ile daha modern şekilde büyükbaş hayvan yetiştiriciliği uygulamaları başlamıştır. Kale-Saray-Karaağaç Köyleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi de koyunculuk konusunda bir projeyi gerçekleştirme aşamasında olup, ahırların yapımı tamamlanmış, 50 aileye 50’şer koyun verilmesi için ihale aşamasına gelinmiştir. Her iki projede Devlet tarafından çok uygun geri ödeme ve faiz şartları ile desteklenmekte olup üyelerine ve köylerimize çok büyük katkı sağlayacağı kesindir. Söz konusu kooperatif uygulamaları örnek olmakla birlikte hayvancılık faaliyetleri hala küçük çaplı aile işletmeleri şeklinde ve bireysel olarak yapılmakta olup, ürünlerin değerlendirilmesinde sorun yaşanmaktadır. Üretilen sütler çevredeki çoğunluğu Ayrancı kökenli kişilerce kurulmuş olan mandıra ve süt fabrikaları tarafından toplanmakta, hayvan kesim faaliyetleri ise bireysel satışlar şeklinde çevre il ve ilçelerdeki kesimhanelerde yapılmaktadır. Hayvancılığın
gelişmesi ve modern yöntemlerin uygulanmaya başlanması ile yem bitkileri üretimi de
yaygınlaşmakta olup bu yöndeki Devlet desteği uygulamaları da önemli katkı
sağlamaktadır. Hayvan Varlığı (2004 yılı)
Yöremizde
tarımsal faaliyetlerin geçmişi oldukça eski olmasına rağmen, Türkiye’nin en kurak
bölgesinde yer alması nedeniyle zaman içinde fazla gelişme gösterememiştir. Uzun
yıllardır yaşanan kuraklık ve sıkça görülmeye başlayan soğuk vurması (don) gibi
doğal afetlerin yanısıra, tarım ve hayvancılıkta gelişen yeni yöntem ve
teknolojilerin yeterince kullanılmaması nedeniyle verimlilik ve elde edilen gelir
yetersiz kalmakta ve gelir düzeyi gerilemektedir. Bu nedenle, ilçemizde de hızlı bir
göç yaşanmış olup, çok sayıda hemşehrimiz okuma veya iş edinme amacıyla büyük
şehirlere göç etmiştir. Ayrancı
genel olarak düzlük bir arazi üzerine kurulmuş olması nedeniyle geniş bir arazi
varlığına sahiptir. Ancak, kuraklık ve sulama olanaklarının kısıtlılığı
nedeniyle zirai faaliyetler kısıtlı alanlarda sürdürülmektedir. Tarımsal
faaliyetler genel olarak Tarla ziraati ve bahçecilik olarak gruplandırılabilir. Tarlacılık Sulama
olanağının olmadığı veya kısıtlı olduğu yerlerde tarlacılık önem
kazanmıştır. Kıraç arazilerde geleneksel tarım ürünleri olan arpa ve buğday
ekilirken, nispeten sulanabilir arazilerde bunlara ek olarak yulaf, çavdar gibi ürünler
ekilmektedir. Sulama imkanı olan yerlerde ise Şeker pancarı, fasulye, Mısır ve
çeşitli yem bitkileri (yonca, silajlık mısır, vb.) ürünler önem kazanmaktadır. Verimliliğin
genelde düşük olması nedeniyle çok fazla yatırım yapılamayan sektörde
makineleşme yerleşmiş olmakla birlikte özellikle sulama konusunda geleneksel
yöntemlerin kullanılması su tüketimini (daha doğrusu israfını) arttırırken
verimliliği düşürmektedir. Kuyu
açarak yer altı suyundan yararlanma olanağı olan yerlerde yağmurlama veya damlama
gibi daha modern yöntemlerle sulama yapılarak, çok daha az su ile verimliliği daha
yüksek ürünler yetiştirilebilmektedir. Son yıllarda bu yöntemleri kullanarak üretim
yapanların sayısında artış görülmekle birlikte, uygulama halen bireysel
düzeydedir. |