|
|
AYRANCI’DAN ÇALDIRAN’A Yavuz Sultan Selim geçerken burdan, Çaldıran savaşına attığı turdan. Dinle tarihteki büyük onurdan, Onurlar ülkesi yeri Ayrancı.
Her taraf yağmurlu, çamurlu, selli, Köprüsüz geçilmez sellerden belli, Bu köprü bir zatın bura önemli, Bağlayanda budur beni Ayrancı.
Ziya efendi der bu köprü benim, Yasaktır sizlere yoktur güvenim. Bilmezsin kumandan nedir emelim, Bunlara şahittir hani Ayrancı.
Komutan sinirli geldi gazaba, Ölümü almadan artık hesaba. Haykırır orduyu düşmez zehaba, Ne işler görmüştür tanı Ayrancı,
“Geçmem ey muhanet sel alsın beni, Girmem koltuğa kov aslan yesin beni. Ürkütür tilkice şu sesin beni” Burada yükseltir şanı Ayrancı.
Dalmıştır sellere bir ordu er, Kaybetti sadece iki nefer. Geldi o ziya der hayırlı sefer, Ne mana çıkardı tanı Ayrancı.
“Ölenler münafık casustu derler, Kutlu olsun, artık size seferler.” Sultan Selim Şahım dolsun güneşler, Yiya’ya kardeştir işte Ayrancı.
Ordular toplanıp karargâh kurdu, Hilmi Dede Şaha selama durdu. Helkede ayranı bir tas doldurdu, Susamış orduya sundu Ayrancı.
Sultan Selim dedi o ulu ere, “O helke nere, bu ordu nere. Er başına düşmez belki de zerre” Oradan hışımla döndü Ayrancı.
Bir soku taşına döküldü ayran, Orduyu kandırdı kaldılar hayran. Gelip okşayarak o büyük sultan, Hilmi Dedeye “sensin Ayrancı”
İşte isim kondu mübarek zat’tan, Ayrancı ilçem memnundur hayattan. Bin beş yüz on dörtte bu mükâfattan, Almıştır, adını yeşil Ayrancı.
Vakit ikindi namaz vakti oluyordu, Padişah abdest almaya koyuldu. Ziya Efendi’nin hediye ettiği ıbrığı aldılar ele, Dökülüyordu gümüş ıbrıhtan su zerre.
Gözü ilişti ıbrıhtaki yazılı söze, “Akşamki aşını sabaha bırak aş olur. Akşamki işini sabaha bırakma iş olur” Okudu, hemen savaşmayı aldı göze.
Yavuz Sultan Selim çaldırana karargâh kurdu, Kumandaları ile görüştü plâna koyuldu. Büyük zatın sözleri ışığında alındı karar, Sonunda kazandı yavuz sultan selim zafer.
Besim Süleyman BAŞ Eğitimci-Şair Yazar
YEŞİL EREĞLİM Uzaktan görünür Ulu Cami Minaresi, Yukarda görünür Büyük Tont Kalesi. Dünyada ilk yazılı İvriz Kaya Anıtı, Büyük bir tarihi yansıtır efsanesi.
M:Ö:8 Asırda yurt edindi Proto Hititler, İlk adını koydular Kibristra oldu sonra Ereğli. Nice kavimlere yurt oldu bu yöre, Açık hava müzesi sayılır bu belde.
Tarihte bilinen o Aziz Yahya, Çocukken kayboldu bir anda. Yıllarca yaşadı kendi haline, Sonunda bulundu Akören’de bir kuyuda.
Akhüyük’te kara çadırlar kuruldu, Şehzade Mustafa’nın burada boynu vuruldu. Bu topraklar gözyaşı kanla yoğruldu, Bu olay bütün Türk’leri yüreğinden vurdu.
Fransız askerlerinin geldiği duyuldu, Ereğli’nin ileri gelenleri meclisi kurdu. Düşman askerleri trenden inmeden kovuldu, Böylece sevgili Ereğlimiz işgal edilmeden kurtuldu.
Uzak kalsakta aklımızdadır Ereğlimiz, Burada doğduk burada büyüdük hepimiz. Toprağı verimli suyu berrak havası temiz, Dünyada ünlüdür tekdir güzeldir Ereğlimiz.
Otuz sekiz ilden büyük yüzelli bin insan yaşar, Çocukluğumdan gençliğimden anılar saklar. Dili duru,şivesi hoş merttir insanları, Anadolu’nun gözbebeği süsüdür Ereğli.
Uzun yıllar il olmaktı tek derdi, Siyasiler il yapacağız diye söz verdi. Aldatıldı, avutuldu umutlar sona erdi, Lâyık olduğu yere yine gelemedi Ereğli.
Bir yeşillikler deniziydi bu güzel şehir, Her sokakta su arkları süslerdi çiçeklerle her yanı. Ağaçlık,sebzelikti zümrüt gibiydi bu yerler, Evlerinde mangallardan buharlaşırdı yemekler.
Yeşillikler içinde istasyon caddesi, Güllerle süslüydü şelaleli Gülbahçesi. Afişlerde asılı filmlerin şifresi, Durmadan çalışırdı sinamaların gişesi.
Arikil ustanın pişirdiği meşhur kellesi, Elma,armut,şeftali satanların selesi. Adana’dan Konya’dan gelen trenlerin sesi, Bir şöleni bir panayırı yaşatır hepsi.
Geçmişte yeşil orman denizi olan bu yerler , Bu güzelliği harap eden katleden eller. Bütün Ereğli’li bundan almalı bir ders, Sonunda alacağız çok acı bir nefes.
Sonunda yapıldı İvriz sulama barajı, Kökünden kuruttu otu ile ağacı. Yüzlerce çeşit kuş Cenneti Akgöl, Şimdi oldu kupkuru koca bir çöl.
Dünyaca tanınmış süt ürünlerinin merkezi, Ağızboğaz yoğurdu,Divle Obruk peyniri. Her yerde aranır büyük beğeni ile yenir, Bütün dostlara bunlardan hediye edilir.
Elması, Domatesi ünlüdür beyaz kirazı, Yoğun olur kışı,güzel olur ilkbaharı yazı. Sümerbank fabrikasında dokunur kumaşı bezi, Kültürlüdür, eğitimlidir, hünerlidir kızı.
Toros Dağlarına yağan yağmur kar, Toprak altında buz gibi soğur. Şeker Pınarı Kazanböğet İvriz Pınarı, Bir doğa harikasıdır,içinde karpuz kırılır.
Anadolu´muzun göz bebeği olan EREĞLİ, Tarihte kurulduğu günden beri. Her alanda gelişmelerinden görünen seyri, Dileğimiz her gün daha çok yükselmeli.
Piknik alanıdır park bahçe bu pınarlar, Bu soğuk Aksuyu içenler kendinden geçer. Sessiz kurbağa üretir Karagöller, Bir cennet harikasıdır görülmeye değer EREĞLİ,
Besim Hoca´nın düşüncelerinin felsefesi, Ereğli´ye olan büyük aşkının neticesi. Sağlığında sarfettiği bütün nefesi, Dileği Ereğli´nin her gün daha çok yükselmesi.
Besim hoca´nın ağzından çıkan her kelimesi, Koca bir tarihi yansıtır her söylemesi. Yeşil Ereğli´mizin fedakar ve cefakar bir sesi, Yaşıyor,yaşatıyor sözleriyle herkesi.
Besim Süleyman BAŞ Eğitimci-Şair Yazar
|